Japonlardan yine ilginç bir icat
24/12/2009
|
|
|
|
|
|
350 GRAMLIK YAZICI Seçtiğiniz yüzeyin nasıl bir şekle sahip olduğunun ya da ne kadar
kalın olduğunun bir önemi yok. Ayrıca el hareketlerinizi özel olarak
ayarlamanıza da gerek yok. Baskı yüzeyinde cihazı gezdirin yeter. PrintBrush 600 dpi çözünürlükte siyah-beyaz baskı yapabiliyor.
Piyasaya çıkış tarihi olarak ise bu yılın sonu ya da 2010 yılının başı
olarak öngörülüyor. Cihazı geliştiren PrintDreams firması daha önce
yaptığı bir açıklamada cihazı kendi markalarıyla piyasaya
sunmayacaklarını, büyük yazıcı firmalarına satacaklarını söylemişti. Şu
an hangi firmalarla anlaşma sağlandığı bilinmiyor ama alışık olduğumuz
yazıcı markalarının cep yazıcılarını 1-2 ay içinde raflarda görebiliriz. Ürünün son kullanıcı satış fiyatının 200 dolar civarında olacağı tahmin ediliyor.
PrintDreams'in uzun yıllardır gerçek olması için çaba sarfettiği cep yazıcısı sonunda hazır.
İsveç
kökenli PrintDreams firması 2003 yılında Rastgele Hareketlerle Baskı
Teknolojisi olarak ifade edebileceğimiz Random Movement Printing
Technology (RMPT) adlı buluşunu dünyaya duyurmuştu. Aradan geçen 6 yıl
sonunda bu teknolojiyi kullanan dünyanın en küçük yazıcısının duyurusu
yapıldı.
Sıradan bir cep telefonu boyutlarındaki
PrintBrush'ın toplam ağırlığı sadece 350 gr ve bir gömlek cebine
sığabiliyor. Çalışma prensibi ise çok basit. Bluetooth, Wi-fi veya
infrared bağlantısı aracılığıyla cihaza basmak istediğiniz dokümanı
aktarıyorsunuz. Sonra baskı yapmak istediğiniz yüzeyde PrintBrush'ı
gezdirmeye başlıyorsunuz.
Mayıs sonunda New York’ta düzenlenen Dünya Bilim Fuarı’na katılan konuşmacılardan biri de ünlü
mucit ve fütürist Ray Kurzweil’di. Onun Festival’deki konuşması sırasında açıkladığı bazı gelecek
tahminleri şöyle:
• 10 yıl sonra, alacağınız bir ilaç
sayesinde kilo almadan istediğinizi
yiyebileceksiniz.
• Güneş enerjisi şu an için ekonomik
olmayabilir ama nanoteknolojideki
gelişmelerin artan hızı sayesinde 5 yıl
içinde fosil yakıtlar kadar ucuz olacak
ve 20 yıl sonra bütün enerjimizi temiz
kaynaklardan elde edeceğiz.
• Yalnızca 15 yıl sonra ortalama
yaşam uzunluğunuz yaşlandığınızdan
daha hızlı artacak. 2050’den önce de
devrimsel bir insan-makine iç içeliği
yaşanacak ve sürekli gelişen
yazılımlar sayesinde ölümsüzlüğe
giderek yaklaşılacak.
Ray Kurzweil bir medyum ya da
sıradan bir bilimkurgu fantezicisi
değil. Bilim dünyasında saygın bir yeri
olan, güneş enerjisine ilişkin
öngörüleri ABD Ulusal Mühendislik
Akademisi tarafından yayınlanmış bir
bilim insanı. Geleceğe yönelik
öngörülerini İvmeli Kazançlar Yasası
ile açıklayan Kurzweil, Bilim
Festivali’nde bu yasayı çeşitli grafikler
kullanarak anlattı. Örnek olarak da
kendi geliştirdiği Kurzweil Okuma
Aygıtı’nı verdi.
Kurzweil 1976’da körler için herhangi
yazılı bir metni tarayan ve onu yüksek
sesle okuyan bir aygıt yapmıştı. O
zaman bu aygıt yaklaşık bir çamaşır
makinesi büyüklüğündeydi.
Kurzweil’in ilk müşterisi de ünlü
müzisyen Steve Wonder’di. Kurzweil
o dönemde bir de öngörüde
bulunmuştu: Körler için herhangi bir
yerde her türlü metni okuyabilecek el
büyüklüğünde bir elektronik aygıt 21.
yüzyılın başında piyasada olacaktır.
2002’de bu öngörüsünü biraz daha
daralttı ve 2008 yılını işaret etti. İki ay
önceki Dünya Bilim Festivali’nde
Kurzweil cebinden çıkardığı cep
telefonu büyüklüğünde bir aygıtla
festival broşürünü çevresindekilere
yüksek sesle dinleterek bu
öngörüsünün gerçekleştiğini gösterdi.
1980’li yılların sonunda, bir
makinenin bir insanı satrançta
yenebileceğini ve bunun 1998’de
gerçekleşeceğini söyleyen Kurzweil o
zaman yanılmıştı. Çünkü Deep Blue
(Derin Mavi) adlı bilgisayar,
Kasparov’u 1997’de yenmişti. Ancak
bir yıllık bir yanılgı da hiç fena
sayılmaz.
Teknolojinin bazı yönlerinin
kolaylıkla tahmin edilebilecek şekilde
gelişme gösterdiğini belirten
Kurzweil, bilgisayarların hesaplama
gücünün yüzyılın başındaki
elektromekanik makineler zamanında
her üç yılda bir ikiye katlandığını,
yüzyılın ortalarında bu zamanın iki
yıla indiğini ve bugünlerde de artık
her yıl ikiye katlandığını gösteren
grafikler gösterdi.
Kurzweil’in başka bazı grafikleri,
patent sayısındaki, telefon
kullanımındaki, eğitime harcanan
paradaki katlanarak artan değişimi
gösteriyordu. Bir başka grafikte de
teknolojinin gelişimi taş devrinden
günümüze kadar ortaya koyuluyordu.
Kurzweil şimdi de bilgi teknolojileri
sayesinde başta biyoloji, tıp ve enerji
olmak üzere birçok alanda devrim
yaşanacağını ileri sürüyor. Grafikleri,
nanoteknoloji konusunda üstel artış
gösteren bir eğrinin daha başlarını
yaşamakta olduğumuzu ortaya
koyuyor. Bu bilgilerin ışığında
Kurzweil, 2020’li yıllarda insan
beynine bilgisayar parçalarının
takılabileceğini ve insanlar kadar
akıllı makinelerin yapılabileceğini
öngörüyor.
Bu konuyu Kurzweil ile Festival’de
tartışan nörobilimci Vilayanur S.
Ramachandran Kurzweil’e katılmıyor.
O, insan beyninin çok karmaşık bir
yapıda olduğunu, düşünen, empatik
bir makine yapılabileceğini ama
yapılan makinenin insan beyni gibi
çalışmayacağını düşünüyor. İnsanın
evriminin rasgele olduğunu ve bu
konuda tersine mühendislik yapmanın
çok zor olduğunu söylüyor.
Kurzweil, genelde benzer davranış
gösteren gelişim grafiklerinin ilk
zamanlarındaki yavaşlığa ve
çizgiselliğe aldanan bilim insanlarının
umutsuzluğa kapılabileceğini
söylüyor. İnsan genomunun %1’lik
bölümünü çözmenin yıllar aldığını,
ancak bundan sonraki her yılda bu
oranın ikiye katlanarak, insan
genomunun tamamını çözmenin
yalnızca yedi yıl daha alacağını da
ekliyor.
Kurzweil bu grafiklerine o kadar çok
güveniyor ki, 2029’da bir insanla
sohbet edebilecek ve insan olmadığı
anlaşılamayacak, Turing testinden
geçebilen bir makine yapılabileceği
konusunda Lotus yazılımının
yaratıcısı Mitch Kapor ile 10.000 $’lık
bir iddiaya bile girmiş.
Sinan Erdem
Cep telefonları POS cihazına dönüşüyor.. Yepyeni bir medya sunucusu
'Square'
adlı yeni bir sistem, mobil ödemede yeni bir çağın başlamasına neden
olabilir. Sistem, cep telefonunun ses yuvasına takılan küçük bir harici
okuyucu cihazdan ve yazılımdan oluşuyor. Örneğin, bir kafedeki müşteri
hesabı ödemek istediğinde, garsonun müşterinin kredi kartını cep
telefonuna bağlı okuyucu cihazdan geçirmesi yeterli oluyor. Sonrasında
müşteri dokunmatik ekranı kullanarak imzasını atıyor ve eğer e.posta
adresini girerse, alındı makbuzu bir diğer deyişle yazar kasa fişi,
kendisine elektronik ortamda gönderiliyor.
Sadece ödemeyi alan
kişinin yani satışı yapanın, PayPal hesabına benzer şekilde, Square
hesabının olması yeterli oluyor. Şirket, henüz geliştirilmekte olan ve
ABD'nin bazı bölgelerinde denenen sistemi kullanan satıcılardan bu
işlemler için henüz bir komisyon almıyor. Şu anda sadece iPhone
modellerinde çalışan sistemin Android telefonlar ve BlackBerry için de
versiyonları hazırlanıyor.
ZyXEL'İn gelişmiş özelliklerle
donatılmış yeni medya sunucusu NSA-210, ev ve ofisleri geleceğin
'akıllı' ortamlarına dönüştüren özellikleriyle çoklu medya
içerikleriyle uğraşan günümüz teknoloji kullanıcılarının ihtiyaçlarını
fazlasıyla karşılamayı vaat ediyor. 2 TB'a kadar çıkabilen depolama
kapasitesine sahip olan şık ve zarif tasarımlı NSA-210, çoklu paylaşım,
kimlik doğrulama, veri şifreleme ve veri yedekleme işlemleri için de
kullanılabiliyor
Yakıta katın 350 km daha fazla gidin...Türk teknoloji firması nano teknolojiyi kullanarak, bor madeninden araç yakıtı üretmeyi başardı
NNT Nanoteknoloji Bor
Ürünleri AR-GE Sanayi Ticaret A.Ş Genel Müdürü Mehmet Can Arvas,
şirketlerinin araştırma geliştirme dairesi çalışmalarının olumlu sonuç
verdiğini belirterek, bor madeninden araç yakıtı ürettiklerini söyledi.
Petrol
rezervlerinin tükenecek olmasının kendilerini böyle bir araştırmaya ve
üretmeye yönelttiğini ifade eden Arvas, “Dünya da petrol rezervlerinin
tükenmesi bizi nano teknoloji ve bor ile üretim yapan Türk firması
olarak harekete geçirmiştir. Uzun yıllar üzerinde çalıştığımız Ar-Ge
sonucunda bor madenini sonunda araç depolarına koymayı başarmanın
heyecanını yaşıyoruz” dedi.
Bilim insanlarının temiz ve
çevreci bir yakıt olarak petrole alternatif olarak gördüğü hidrojenin,
bordan üretilen yakıtla kıyasla depolama sorunu olduğunun altını çizen
Arvas, şöyle devam etti:
“Son yıllarda yaşanan ekolojik
sıkıntılar, küresel ısınma problemi, tükenen petrol rezervleri ve
karbon içerikli yakıtların çevre kirliliği yaratmasına karşın
alternatif yakıt sistemleri üzerinde çok ciddi çalışmalar
yapılmaktadır. Dünyanın önde gelen bilimsel araştırma
laboratuvarlarında gerçekleştirilen bu çalışmalarda Hidrojen yakıt
sistemlerinin temiz, verimli ve güvenilir olduğu görülmüştür. Fakat
depolama problemi hidrojen yakıtlı araç üretiminin önünde en büyük
engeli teşkil etmektedir.
Hidrojen depolama problemi bilim ve
teknoloji çevrelerini alternatif madde arayışına itmiş, yapılan
araştırmalar ve deneyler 1970'li yılların ikinci yarısından itibaren
bor elementinin alternatif yakıt olarak kullanılabileceği üzerinde
görüş birliğine varılmış, günümüze kadar sayısız ar-ge çalışmaları
sonunda borun yakıt olarak kullanılabilirliği otoritelerce kabul
edilmiştir.”
20 YILLIK ÇALIŞMANIN ÜRÜNÜ
Bordan
yakıt üretmenin haklı gururunu yaşadıklarını ve bunun 20 yıllık bir
araştırmanın ürünü olduğunu vurgulayan Arvas, sözlerini şöyle sürdürdü:
“NNT
Nanoteknoloji Bor Ürünleri AŞ, ar-ge laboratuvarlarında 20 yıla yakın
bir süredir yaptığı çalışmalar sonucunda nano ve nano altı (angstrom)
bor kristallerinde, 23 proje geliştirilmiş ve bu alternatifsiz
projeleri etap, etap endüstriyelleştirmeye başlamıştır. Firmamız
dünyada ve ülkemizde ilk defa bor madenini yakıt olarak üretmiş, 'Nano
fuel' markasıyla yurt dışında ve yurt içinde satışa arz etmeye
başlamıştır.
Bizim ürettiğimiz yakıttır, ancak şuan araçların
sistematiği benzin ve mazotla hareket etme özelliğine sahip olduğu için
şuanda yakıtlara katkı maddesi olarak kullanılıyor. Ancak, bor yakıtına
uygun araçlar üretildiğinde benzin ve mazota ihtiyaç duyulmadan bu tür
araçlar bor yakıtı ile ilerleyebilecek. Bizim firmamız, bu tür
araçların üretilmesinde de çalışmalarda bulunmaktadır.
NNT
AŞ'nin diğer proje ürünlerinde olduğu gibi Bor Power Nanofuel'de
dünyada bir ilk olarak yakıt ve otomotiv sektöründe heyecan
oluşturmuştur. “
YAKITIN KULLANIMI
Bor yakıtının hem benzinle hem mazotla çalışan araçlara konulabileceğini bildiren Arvas, şöyle konuştu:
“Ürettiğimiz
bor yakıtı direk aracın yakıt deposuna konuluyor. Hem benzine hem
mazota katkı olabiliyor. Bor uzay araçlarında da kullanıyor. Yanması
çok yüksek. Yakıta katıldığı zaman, araçlar en az 300 - 350 kilometre
fazla gidecektir.
Benzinle bin kilometre giden bir araç bu
katkıyla bin 350 kilometre yapar. Gelecek zamanlarda benzin
istasyonları gibi, bor istasyonları kurulacak ve bor yakıtı benzinden
10 kat daha düşük olacak. Çünkü madenin kaynağı Türkiye'de. Biz
teknolojiyi üreterek dünyanın hizmetine sunduk, henüz bor yakıtına
fiyat biçmedik. Biz Türk borunun depolara girdiğini göstermek istedik,
bunu da başardık.”
BOR YAKITININ AVANTAJLARI
Bor
yakıtının çevreci, güvenli oluşu ve kolay taşınabilirliği ile avantajlı
bir yakıt olduğunu ifade eden Arvas, “Bor yakıtı, kolaylıkla yanmayan
bir yapıdadır. Dolayısıyla infilak etme, kıvılcımla, ateşle tutuşma
riski yoktur. Bir kaza anında patlama meydana gelmeyecektir. Bu yönüyle
bor çok önemli bir yakıttır ve nakliyesinde risk olmayışı Bor yakıtı
için bir üstünlük ve alternatifsizlik kazandırmaktadır.
Bor
çevre dostudur, yanma sonrası gaz emisyonu oluşturmamaktadır. Bor
yakıtı kara ve deniz kazalarında toprağa ve suya karışması halinde
hiçbir zaman kirlenmeye neden olmayacak, toprakta doğal bitkiler için
besleyici olacak ve, denizlerde de kolay çözülerek, zaten deniz suyunda
olan Bor elementi ilave bir risk oluşturmayacaktır” diye konuştu.
TÜRK MİLLETİ İÇİN ÇALIŞIYORUZ
Arvas, şirketlerinin Türk milletinin kalkınmasında rol almayı düstur edindiğini ifade ederek, şunları kaydetti:
"Teknoloji
ve otomotiv sektörü gelecek 5-10 yıl içerisinde tamamen bor yakıtı ile
çalışan arabalar üretecek. Ancak, Türk nano teknolojisinin “nano fuel
infinite” ürünlerini kullanmak mecburiyetinde olacaklardır. Bu da
bizlere gösteriyor ki nano yağlayıcı ürünlerinde olduğu gibi, yakıt
sektöründe de ilkleri başarmanın onur ve gururunu tüm milletimize
yaşatacak ve paylaşacaktır.
Bor madeninin depoya girmesi
konusunda dünya teknoloji firmaları birbirleri ile yarışırken biz NNT
AŞ olarak bunu başardık ve depoya koyduk. Şimdi bütün dünyanın
kullanımına sunuyoruz. Gelişmiş ülkelerde bir çok firma bu teknolojiyi
bizden talep etti, talepler devam ediyor. Bu teknoloji Türk milleti
adına gerçekleştirmiştir ve bu başarı bir milli Türk firması olarak 70
milyon insanımıza aittir.”
Kaynak:Bugün Gazetesi
Yakıta katın 350 km daha fazla gidin...Türk teknoloji firması nano teknolojiyi kullanarak, bor madeninden araç yakıtı üretmeyi başardı
NNT Nanoteknoloji Bor
Ürünleri AR-GE Sanayi Ticaret A.Ş Genel Müdürü Mehmet Can Arvas,
şirketlerinin araştırma geliştirme dairesi çalışmalarının olumlu sonuç
verdiğini belirterek, bor madeninden araç yakıtı ürettiklerini söyledi.
Petrol
rezervlerinin tükenecek olmasının kendilerini böyle bir araştırmaya ve
üretmeye yönelttiğini ifade eden Arvas, “Dünya da petrol rezervlerinin
tükenmesi bizi nano teknoloji ve bor ile üretim yapan Türk firması
olarak harekete geçirmiştir. Uzun yıllar üzerinde çalıştığımız Ar-Ge
sonucunda bor madenini sonunda araç depolarına koymayı başarmanın
heyecanını yaşıyoruz” dedi.
Bilim insanlarının temiz ve
çevreci bir yakıt olarak petrole alternatif olarak gördüğü hidrojenin,
bordan üretilen yakıtla kıyasla depolama sorunu olduğunun altını çizen
Arvas, şöyle devam etti:
“Son yıllarda yaşanan ekolojik
sıkıntılar, küresel ısınma problemi, tükenen petrol rezervleri ve
karbon içerikli yakıtların çevre kirliliği yaratmasına karşın
alternatif yakıt sistemleri üzerinde çok ciddi çalışmalar
yapılmaktadır. Dünyanın önde gelen bilimsel araştırma
laboratuvarlarında gerçekleştirilen bu çalışmalarda Hidrojen yakıt
sistemlerinin temiz, verimli ve güvenilir olduğu görülmüştür. Fakat
depolama problemi hidrojen yakıtlı araç üretiminin önünde en büyük
engeli teşkil etmektedir.
Hidrojen depolama problemi bilim ve
teknoloji çevrelerini alternatif madde arayışına itmiş, yapılan
araştırmalar ve deneyler 1970'li yılların ikinci yarısından itibaren
bor elementinin alternatif yakıt olarak kullanılabileceği üzerinde
görüş birliğine varılmış, günümüze kadar sayısız ar-ge çalışmaları
sonunda borun yakıt olarak kullanılabilirliği otoritelerce kabul
edilmiştir.”
20 YILLIK ÇALIŞMANIN ÜRÜNÜ
Bordan
yakıt üretmenin haklı gururunu yaşadıklarını ve bunun 20 yıllık bir
araştırmanın ürünü olduğunu vurgulayan Arvas, sözlerini şöyle sürdürdü:
“NNT
Nanoteknoloji Bor Ürünleri AŞ, ar-ge laboratuvarlarında 20 yıla yakın
bir süredir yaptığı çalışmalar sonucunda nano ve nano altı (angstrom)
bor kristallerinde, 23 proje geliştirilmiş ve bu alternatifsiz
projeleri etap, etap endüstriyelleştirmeye başlamıştır. Firmamız
dünyada ve ülkemizde ilk defa bor madenini yakıt olarak üretmiş, 'Nano
fuel' markasıyla yurt dışında ve yurt içinde satışa arz etmeye
başlamıştır.
Bizim ürettiğimiz yakıttır, ancak şuan araçların
sistematiği benzin ve mazotla hareket etme özelliğine sahip olduğu için
şuanda yakıtlara katkı maddesi olarak kullanılıyor. Ancak, bor yakıtına
uygun araçlar üretildiğinde benzin ve mazota ihtiyaç duyulmadan bu tür
araçlar bor yakıtı ile ilerleyebilecek. Bizim firmamız, bu tür
araçların üretilmesinde de çalışmalarda bulunmaktadır.
NNT
AŞ'nin diğer proje ürünlerinde olduğu gibi Bor Power Nanofuel'de
dünyada bir ilk olarak yakıt ve otomotiv sektöründe heyecan
oluşturmuştur. “
YAKITIN KULLANIMI
Bor yakıtının hem benzinle hem mazotla çalışan araçlara konulabileceğini bildiren Arvas, şöyle konuştu:
“Ürettiğimiz
bor yakıtı direk aracın yakıt deposuna konuluyor. Hem benzine hem
mazota katkı olabiliyor. Bor uzay araçlarında da kullanıyor. Yanması
çok yüksek. Yakıta katıldığı zaman, araçlar en az 300 - 350 kilometre
fazla gidecektir.
Benzinle bin kilometre giden bir araç bu
katkıyla bin 350 kilometre yapar. Gelecek zamanlarda benzin
istasyonları gibi, bor istasyonları kurulacak ve bor yakıtı benzinden
10 kat daha düşük olacak. Çünkü madenin kaynağı Türkiye'de. Biz
teknolojiyi üreterek dünyanın hizmetine sunduk, henüz bor yakıtına
fiyat biçmedik. Biz Türk borunun depolara girdiğini göstermek istedik,
bunu da başardık.”
BOR YAKITININ AVANTAJLARI
Bor
yakıtının çevreci, güvenli oluşu ve kolay taşınabilirliği ile avantajlı
bir yakıt olduğunu ifade eden Arvas, “Bor yakıtı, kolaylıkla yanmayan
bir yapıdadır. Dolayısıyla infilak etme, kıvılcımla, ateşle tutuşma
riski yoktur. Bir kaza anında patlama meydana gelmeyecektir. Bu yönüyle
bor çok önemli bir yakıttır ve nakliyesinde risk olmayışı Bor yakıtı
için bir üstünlük ve alternatifsizlik kazandırmaktadır.
Bor
çevre dostudur, yanma sonrası gaz emisyonu oluşturmamaktadır. Bor
yakıtı kara ve deniz kazalarında toprağa ve suya karışması halinde
hiçbir zaman kirlenmeye neden olmayacak, toprakta doğal bitkiler için
besleyici olacak ve, denizlerde de kolay çözülerek, zaten deniz suyunda
olan Bor elementi ilave bir risk oluşturmayacaktır” diye konuştu.
TÜRK MİLLETİ İÇİN ÇALIŞIYORUZ
Arvas, şirketlerinin Türk milletinin kalkınmasında rol almayı düstur edindiğini ifade ederek, şunları kaydetti:
"Teknoloji
ve otomotiv sektörü gelecek 5-10 yıl içerisinde tamamen bor yakıtı ile
çalışan arabalar üretecek. Ancak, Türk nano teknolojisinin “nano fuel
infinite” ürünlerini kullanmak mecburiyetinde olacaklardır. Bu da
bizlere gösteriyor ki nano yağlayıcı ürünlerinde olduğu gibi, yakıt
sektöründe de ilkleri başarmanın onur ve gururunu tüm milletimize
yaşatacak ve paylaşacaktır.
Bor madeninin depoya girmesi
konusunda dünya teknoloji firmaları birbirleri ile yarışırken biz NNT
AŞ olarak bunu başardık ve depoya koyduk. Şimdi bütün dünyanın
kullanımına sunuyoruz. Gelişmiş ülkelerde bir çok firma bu teknolojiyi
bizden talep etti, talepler devam ediyor. Bu teknoloji Türk milleti
adına gerçekleştirmiştir ve bu başarı bir milli Türk firması olarak 70
milyon insanımıza aittir.”
Kaynak:Bugün Gazetesi
Yakıta katın 350 km daha fazla gidin...Türk teknoloji firması nano teknolojiyi kullanarak, bor madeninden araç yakıtı üretmeyi başardı
NNT Nanoteknoloji Bor
Ürünleri AR-GE Sanayi Ticaret A.Ş Genel Müdürü Mehmet Can Arvas,
şirketlerinin araştırma geliştirme dairesi çalışmalarının olumlu sonuç
verdiğini belirterek, bor madeninden araç yakıtı ürettiklerini söyledi.
Petrol
rezervlerinin tükenecek olmasının kendilerini böyle bir araştırmaya ve
üretmeye yönelttiğini ifade eden Arvas, “Dünya da petrol rezervlerinin
tükenmesi bizi nano teknoloji ve bor ile üretim yapan Türk firması
olarak harekete geçirmiştir. Uzun yıllar üzerinde çalıştığımız Ar-Ge
sonucunda bor madenini sonunda araç depolarına koymayı başarmanın
heyecanını yaşıyoruz” dedi.
Bilim insanlarının temiz ve
çevreci bir yakıt olarak petrole alternatif olarak gördüğü hidrojenin,
bordan üretilen yakıtla kıyasla depolama sorunu olduğunun altını çizen
Arvas, şöyle devam etti:
“Son yıllarda yaşanan ekolojik
sıkıntılar, küresel ısınma problemi, tükenen petrol rezervleri ve
karbon içerikli yakıtların çevre kirliliği yaratmasına karşın
alternatif yakıt sistemleri üzerinde çok ciddi çalışmalar
yapılmaktadır. Dünyanın önde gelen bilimsel araştırma
laboratuvarlarında gerçekleştirilen bu çalışmalarda Hidrojen yakıt
sistemlerinin temiz, verimli ve güvenilir olduğu görülmüştür. Fakat
depolama problemi hidrojen yakıtlı araç üretiminin önünde en büyük
engeli teşkil etmektedir.
Hidrojen depolama problemi bilim ve
teknoloji çevrelerini alternatif madde arayışına itmiş, yapılan
araştırmalar ve deneyler 1970'li yılların ikinci yarısından itibaren
bor elementinin alternatif yakıt olarak kullanılabileceği üzerinde
görüş birliğine varılmış, günümüze kadar sayısız ar-ge çalışmaları
sonunda borun yakıt olarak kullanılabilirliği otoritelerce kabul
edilmiştir.”
20 YILLIK ÇALIŞMANIN ÜRÜNÜ
Bordan
yakıt üretmenin haklı gururunu yaşadıklarını ve bunun 20 yıllık bir
araştırmanın ürünü olduğunu vurgulayan Arvas, sözlerini şöyle sürdürdü:
“NNT
Nanoteknoloji Bor Ürünleri AŞ, ar-ge laboratuvarlarında 20 yıla yakın
bir süredir yaptığı çalışmalar sonucunda nano ve nano altı (angstrom)
bor kristallerinde, 23 proje geliştirilmiş ve bu alternatifsiz
projeleri etap, etap endüstriyelleştirmeye başlamıştır. Firmamız
dünyada ve ülkemizde ilk defa bor madenini yakıt olarak üretmiş, 'Nano
fuel' markasıyla yurt dışında ve yurt içinde satışa arz etmeye
başlamıştır.
Bizim ürettiğimiz yakıttır, ancak şuan araçların
sistematiği benzin ve mazotla hareket etme özelliğine sahip olduğu için
şuanda yakıtlara katkı maddesi olarak kullanılıyor. Ancak, bor yakıtına
uygun araçlar üretildiğinde benzin ve mazota ihtiyaç duyulmadan bu tür
araçlar bor yakıtı ile ilerleyebilecek. Bizim firmamız, bu tür
araçların üretilmesinde de çalışmalarda bulunmaktadır.
NNT
AŞ'nin diğer proje ürünlerinde olduğu gibi Bor Power Nanofuel'de
dünyada bir ilk olarak yakıt ve otomotiv sektöründe heyecan
oluşturmuştur. “
YAKITIN KULLANIMI
Bor yakıtının hem benzinle hem mazotla çalışan araçlara konulabileceğini bildiren Arvas, şöyle konuştu:
“Ürettiğimiz
bor yakıtı direk aracın yakıt deposuna konuluyor. Hem benzine hem
mazota katkı olabiliyor. Bor uzay araçlarında da kullanıyor. Yanması
çok yüksek. Yakıta katıldığı zaman, araçlar en az 300 - 350 kilometre
fazla gidecektir.
Benzinle bin kilometre giden bir araç bu
katkıyla bin 350 kilometre yapar. Gelecek zamanlarda benzin
istasyonları gibi, bor istasyonları kurulacak ve bor yakıtı benzinden
10 kat daha düşük olacak. Çünkü madenin kaynağı Türkiye'de. Biz
teknolojiyi üreterek dünyanın hizmetine sunduk, henüz bor yakıtına
fiyat biçmedik. Biz Türk borunun depolara girdiğini göstermek istedik,
bunu da başardık.”
BOR YAKITININ AVANTAJLARI
Bor
yakıtının çevreci, güvenli oluşu ve kolay taşınabilirliği ile avantajlı
bir yakıt olduğunu ifade eden Arvas, “Bor yakıtı, kolaylıkla yanmayan
bir yapıdadır. Dolayısıyla infilak etme, kıvılcımla, ateşle tutuşma
riski yoktur. Bir kaza anında patlama meydana gelmeyecektir. Bu yönüyle
bor çok önemli bir yakıttır ve nakliyesinde risk olmayışı Bor yakıtı
için bir üstünlük ve alternatifsizlik kazandırmaktadır.
Bor
çevre dostudur, yanma sonrası gaz emisyonu oluşturmamaktadır. Bor
yakıtı kara ve deniz kazalarında toprağa ve suya karışması halinde
hiçbir zaman kirlenmeye neden olmayacak, toprakta doğal bitkiler için
besleyici olacak ve, denizlerde de kolay çözülerek, zaten deniz suyunda
olan Bor elementi ilave bir risk oluşturmayacaktır” diye konuştu.
TÜRK MİLLETİ İÇİN ÇALIŞIYORUZ
Arvas, şirketlerinin Türk milletinin kalkınmasında rol almayı düstur edindiğini ifade ederek, şunları kaydetti:
"Teknoloji
ve otomotiv sektörü gelecek 5-10 yıl içerisinde tamamen bor yakıtı ile
çalışan arabalar üretecek. Ancak, Türk nano teknolojisinin “nano fuel
infinite” ürünlerini kullanmak mecburiyetinde olacaklardır. Bu da
bizlere gösteriyor ki nano yağlayıcı ürünlerinde olduğu gibi, yakıt
sektöründe de ilkleri başarmanın onur ve gururunu tüm milletimize
yaşatacak ve paylaşacaktır.
Bor madeninin depoya girmesi
konusunda dünya teknoloji firmaları birbirleri ile yarışırken biz NNT
AŞ olarak bunu başardık ve depoya koyduk. Şimdi bütün dünyanın
kullanımına sunuyoruz. Gelişmiş ülkelerde bir çok firma bu teknolojiyi
bizden talep etti, talepler devam ediyor. Bu teknoloji Türk milleti
adına gerçekleştirmiştir ve bu başarı bir milli Türk firması olarak 70
milyon insanımıza aittir.”
Kaynak:Bugün Gazetesi
Yakıta katın 350 km daha fazla gidin...Türk teknoloji firması nano teknolojiyi kullanarak, bor madeninden araç yakıtı üretmeyi başardı
NNT Nanoteknoloji Bor
Ürünleri AR-GE Sanayi Ticaret A.Ş Genel Müdürü Mehmet Can Arvas,
şirketlerinin araştırma geliştirme dairesi çalışmalarının olumlu sonuç
verdiğini belirterek, bor madeninden araç yakıtı ürettiklerini söyledi.
Petrol
rezervlerinin tükenecek olmasının kendilerini böyle bir araştırmaya ve
üretmeye yönelttiğini ifade eden Arvas, “Dünya da petrol rezervlerinin
tükenmesi bizi nano teknoloji ve bor ile üretim yapan Türk firması
olarak harekete geçirmiştir. Uzun yıllar üzerinde çalıştığımız Ar-Ge
sonucunda bor madenini sonunda araç depolarına koymayı başarmanın
heyecanını yaşıyoruz” dedi.
Bilim insanlarının temiz ve
çevreci bir yakıt olarak petrole alternatif olarak gördüğü hidrojenin,
bordan üretilen yakıtla kıyasla depolama sorunu olduğunun altını çizen
Arvas, şöyle devam etti:
“Son yıllarda yaşanan ekolojik
sıkıntılar, küresel ısınma problemi, tükenen petrol rezervleri ve
karbon içerikli yakıtların çevre kirliliği yaratmasına karşın
alternatif yakıt sistemleri üzerinde çok ciddi çalışmalar
yapılmaktadır. Dünyanın önde gelen bilimsel araştırma
laboratuvarlarında gerçekleştirilen bu çalışmalarda Hidrojen yakıt
sistemlerinin temiz, verimli ve güvenilir olduğu görülmüştür. Fakat
depolama problemi hidrojen yakıtlı araç üretiminin önünde en büyük
engeli teşkil etmektedir.
Hidrojen depolama problemi bilim ve
teknoloji çevrelerini alternatif madde arayışına itmiş, yapılan
araştırmalar ve deneyler 1970'li yılların ikinci yarısından itibaren
bor elementinin alternatif yakıt olarak kullanılabileceği üzerinde
görüş birliğine varılmış, günümüze kadar sayısız ar-ge çalışmaları
sonunda borun yakıt olarak kullanılabilirliği otoritelerce kabul
edilmiştir.”
20 YILLIK ÇALIŞMANIN ÜRÜNÜ
Bordan
yakıt üretmenin haklı gururunu yaşadıklarını ve bunun 20 yıllık bir
araştırmanın ürünü olduğunu vurgulayan Arvas, sözlerini şöyle sürdürdü:
“NNT
Nanoteknoloji Bor Ürünleri AŞ, ar-ge laboratuvarlarında 20 yıla yakın
bir süredir yaptığı çalışmalar sonucunda nano ve nano altı (angstrom)
bor kristallerinde, 23 proje geliştirilmiş ve bu alternatifsiz
projeleri etap, etap endüstriyelleştirmeye başlamıştır. Firmamız
dünyada ve ülkemizde ilk defa bor madenini yakıt olarak üretmiş, 'Nano
fuel' markasıyla yurt dışında ve yurt içinde satışa arz etmeye
başlamıştır.
Bizim ürettiğimiz yakıttır, ancak şuan araçların
sistematiği benzin ve mazotla hareket etme özelliğine sahip olduğu için
şuanda yakıtlara katkı maddesi olarak kullanılıyor. Ancak, bor yakıtına
uygun araçlar üretildiğinde benzin ve mazota ihtiyaç duyulmadan bu tür
araçlar bor yakıtı ile ilerleyebilecek. Bizim firmamız, bu tür
araçların üretilmesinde de çalışmalarda bulunmaktadır.
NNT
AŞ'nin diğer proje ürünlerinde olduğu gibi Bor Power Nanofuel'de
dünyada bir ilk olarak yakıt ve otomotiv sektöründe heyecan
oluşturmuştur. “
YAKITIN KULLANIMI
Bor yakıtının hem benzinle hem mazotla çalışan araçlara konulabileceğini bildiren Arvas, şöyle konuştu:
“Ürettiğimiz
bor yakıtı direk aracın yakıt deposuna konuluyor. Hem benzine hem
mazota katkı olabiliyor. Bor uzay araçlarında da kullanıyor. Yanması
çok yüksek. Yakıta katıldığı zaman, araçlar en az 300 - 350 kilometre
fazla gidecektir.
Benzinle bin kilometre giden bir araç bu
katkıyla bin 350 kilometre yapar. Gelecek zamanlarda benzin
istasyonları gibi, bor istasyonları kurulacak ve bor yakıtı benzinden
10 kat daha düşük olacak. Çünkü madenin kaynağı Türkiye'de. Biz
teknolojiyi üreterek dünyanın hizmetine sunduk, henüz bor yakıtına
fiyat biçmedik. Biz Türk borunun depolara girdiğini göstermek istedik,
bunu da başardık.”
BOR YAKITININ AVANTAJLARI
Bor
yakıtının çevreci, güvenli oluşu ve kolay taşınabilirliği ile avantajlı
bir yakıt olduğunu ifade eden Arvas, “Bor yakıtı, kolaylıkla yanmayan
bir yapıdadır. Dolayısıyla infilak etme, kıvılcımla, ateşle tutuşma
riski yoktur. Bir kaza anında patlama meydana gelmeyecektir. Bu yönüyle
bor çok önemli bir yakıttır ve nakliyesinde risk olmayışı Bor yakıtı
için bir üstünlük ve alternatifsizlik kazandırmaktadır.
Bor
çevre dostudur, yanma sonrası gaz emisyonu oluşturmamaktadır. Bor
yakıtı kara ve deniz kazalarında toprağa ve suya karışması halinde
hiçbir zaman kirlenmeye neden olmayacak, toprakta doğal bitkiler için
besleyici olacak ve, denizlerde de kolay çözülerek, zaten deniz suyunda
olan Bor elementi ilave bir risk oluşturmayacaktır” diye konuştu.
TÜRK MİLLETİ İÇİN ÇALIŞIYORUZ
Arvas, şirketlerinin Türk milletinin kalkınmasında rol almayı düstur edindiğini ifade ederek, şunları kaydetti:
"Teknoloji
ve otomotiv sektörü gelecek 5-10 yıl içerisinde tamamen bor yakıtı ile
çalışan arabalar üretecek. Ancak, Türk nano teknolojisinin “nano fuel
infinite” ürünlerini kullanmak mecburiyetinde olacaklardır. Bu da
bizlere gösteriyor ki nano yağlayıcı ürünlerinde olduğu gibi, yakıt
sektöründe de ilkleri başarmanın onur ve gururunu tüm milletimize
yaşatacak ve paylaşacaktır.
Bor madeninin depoya girmesi
konusunda dünya teknoloji firmaları birbirleri ile yarışırken biz NNT
AŞ olarak bunu başardık ve depoya koyduk. Şimdi bütün dünyanın
kullanımına sunuyoruz. Gelişmiş ülkelerde bir çok firma bu teknolojiyi
bizden talep etti, talepler devam ediyor. Bu teknoloji Türk milleti
adına gerçekleştirmiştir ve bu başarı bir milli Türk firması olarak 70
milyon insanımıza aittir.”
Kaynak:Bugün Gazetesi
Kapalı bir pazartesi günüydü öglen saatleri yapıcak bi işim yok.Tamda bu sırada aklıma saw geldi :) Dedim yeni çıkmış gideyim hemen bileti aldık arkdaslarla beklemeye koyulduk.Sonra film basladı tabi pazartesi oldugundan 10 kisi falan vardı sinemada ama olsun biz keyfimize bakalım ve bütün görkemiyle film başladı.John cramer ölmüş onun gerisinde bir kutu ve 6 zarf kalmıştır bunun 5 tanesi dedektife 1 tanesi karına kalmıştır. Ve bu seferki oyunun kurbanı sigorta poliçelerine bakan bir müdür parasını 10 yıl yatırmış birinde hastalık çıkar ve müdüre gider oda sudan sebeblerle iptal eder policesini ve adam ölür adamımız john müdüre insanların kaderi senin elindemi der oda öyle gibi bi cevap verir.Ve oyun başlar hayatın degerini anlaması için bir çok oyundan geçer müdür ama asıl bu oyunun Kurbanı dedektif hoffmandır.dedektir sınavından geçti gibi yüzü gözü kan içindeydi bakalım bir dahaki bölümü ne olacak :)
Dünyada en
yaygın olarak görülen iki kanser türünün gen haritası ilk kez
çıkarıldı. Bilim adamları akciğer ve cilt kanserinin şifrelerini çözdü.
Bu gelişme kanser tedavisinde devrim yaratacak.
İngiltere’deki
Wellcome Trust Vakfı tarafından yürütülen Kanser Genom Projesi üzerinde
çalışan uzmanlar, hücrelerin kanserli hale gelmesine yol açan binlerce
mutasyonu ortaya çıkardı. İngiliz Times ve Daily Mail gazetelerinin
manşetine taşıdığı habere göre dünyanın en saygın üniversitelerinden
Cambridge’de görev alan bilim adamları, en yaygın görülen kanserler
olan akciğer ve cilt kanserlerinin tam bir genetik haritasını çıkarmayı
başardı. Akciğer kanseri üzerine yapılan araştırmalarda her 15
sigaranın hücrede mutasyona sebep olduğu belirlendi. Wellcome Trust
grubundan profesör Peter Campbell “Çoğunlukla mutasyona uğrayan
hücreler gen yapısının zararsız yerlerine oturur. Ama bazıları kansere
yol açan noktaları buluyor. Yani bu Rus ruleti oynamak gibi bir şey”
diye konuştu. Kanser her yıl dünyada 7 milyon kişinin ölümüne yol
açıyor.
Kişiye özel ilaçlar geliştirilecek
Kanserlerin
genetik yapısının çözümlenmesi gelecekte herbir hastaya en uygun özel
tedavi biçimlerinin geliştirilmesinin yolunu açabilecek, tümörlerin çok
daha erken saptanmasını da sağlayabilecek. İngiltere’deki bilim
grubunun lideri Profesör Michael Stratton “Bütün kanser genlerini tek
tek belirlemekle bu farklı değişimlere uğramış kanser genlerini
hedefleyen daha etkili ilaçlar geliştirebileceğiz” dedi. Dünyanın dört
bir yanından kanser uzmanları da araştırmayı “dönüm noktası” olarak
niteleyerek sevinçle karşıladı. ABD’li bilim adamlarıyla işbirliğiyle
çalışan İngiliz uzmanlar, araştırma için 45 yaşında bir cilt kanseri
hastası ve 55 yaşında bir akciğer kanseri hastasının kanser geni
haritalarını çıkardı ve bunu sağlıklı bir gönüllünün gen haritasıyla
karşılaştırdı. Buna göre:
- Uzmanlar cilt kanseri ya da
melanomanın DNA’sının hemen hemen tamamen fazla güneşte kalma nedeniyle
oluşan 30 bini aşkın mutasyonu olduğunu saptadı.
- Akciğer kanserinin DNA kodu ise çoğu sigara içme sonucunda oluşan 23 bini aşkın hücre bozukluğunu kapsıyor.
-
Tipik bir sigara tiryakisinin içtiği her 15 sigara sonucu, sigaradaki
60 ayrı kimyasal yüzünden akciğer hücrelerinden biri daha mutasyona
uğruyor.
- Sigarayı bırakanların kanser riski ise bir süre sonra sigara içmeyen biriyle aynı düzeye iniyor.
- Hücre bozulmalarının çoğu zararsız olabiliyor ama bazıları kansere yol açan noktaları bularak kanseri tetikliyor.